Cuma, Mart 28, 2014

Kavak agaci ile kabak

Benim bas ucu kitaplarim vardir birkac tane, ne zaman kafamda soru isaretleri cogalmaya baslarsa okurum onlari tekrar tekrar. Cizdigim satirlari tekrar gozden gecirip, aldigim notlari incelerim ve sorularimin cevaplarini bulmus bir sekilde  donerim yine normal yasamima. Bu kitaplarimdan birisi sevgili Akin Alici'nin derlemesiyle  "Hayata yon veren oykuler"dir. Oyle guzel oykuler var ki icinde, favorilerimden birisini sizinle paylasmak istedim.


Kavak agaci ile kabagin hikayesi burda basliyor

Ulu bir kavak agacinin yaninda bir kabak filizi boy gostermis. Bahar ilerledikce bitki kavak agacina sarilarak yukselmeye baslamis.
Yagmurlarin ve gunesin etkisiyle muthis hizla buyumus ve neredeyse kavak agaciyla ayni boya gelmis.
Bir gun dayanamayip sormus kavaga:
-Sen kac ayda bu hale geldin agac?
-On yilda demis kavak.
-On yilda mi? diye gulmus ve ciceklerini sallamis kabak.
-Ben nerdeyse iki ayda seninle ayni boya geldim bak!
-"Dogru, demis agac, dogru."
Gunler gunleri kovalamis ve sonbaharin ilk ruzgarlari basladiginda kabak  once usumeye sonra yapraklarini dusurmeye, soguklar bastirinca da asagiya dogru inmeye baslamis.Sormus endiseyle kavaga:
-Neler oluyor bana agac?
-Oluyorsun, demis kavak.
-Nicin?
-Benim on yilda geldigim yere, iki ayda gelmeye calistigin icin.

Poplars

Benim cikardigim ders

Bu hikayeden benim cikardigim ders; emek vermeden, cabalamadan, gerekli donanimlara sahip olmadan cabuk elde ettigimiz her sey ayni hizla yok olabilir. Hatta bazen caba gostermeden elde ettigimiz basari ya da maddi imkanlarin gucune kapilip kibirden burnumuz bes karis havada gezerken, tepetaklak olup en dibe de vurabiliriz.
Kavak ile kabak oykusunden benim cikardigim sonuc bu, sizlere de sorsam fikriniz nedir diye okuyan sevgili dostlarim, yorum birakir misiniz acep?
Sevgilerimle.