Hayata dair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayata dair etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Eylül 24, 2014

Kabayiz vesselam

Vallahi ben bize inanamiyorum!..
O kadar garip davraniyoruzki bazi durumlar karsisinda, bazen dusunuyorum acaba ben mi anormalim diye. 
Cok asil veya cok varlikli ya da cok egitimli bir aileden gelmiyorum ama bildigim bir sey varsa hata yaptigim zaman ozur dilemem gerektigidir. Sosyal yasamda bizde boyle islemiyor mekanizma ve birbirimize cok kaba davraniyoruz, acep nedendir?
Kabayiz vesselam...

Pazar, Eylül 07, 2014

Biz kucukken neler yapardik

Sevgiyle baslayan hayat sana bir gun anne olma ve dogurdugunun buyume hallerini, hatta ve hatta dogurdugunun anne olma yasina geldigini gorme sansini verince, sukurler olsun ki! buyudugunu anliyorsun ve buyudukce biriken anilarini paylasirken birileriyle, cumlelerin "biz kucukken" diye basliyor.

Gecenlerde kizimla konusurken bizim cocukluk oyunlarimiz, teknolojimiz ve eglencelerimizi anlatirken, ne kahraman ne cesur cocuklar oldugumuzu tekrar anladim ve anladigimi paylasmazsam catlayacagim icin hemen size de ulastirmak istedim.

Perşembe, Ağustos 21, 2014

Dusunuyorum oyleyse varim

Sevgili arkadaslarim yapilan bir arastirma sonucuna gore dusunen insanlara ait 10 temel ozellik bulunmus. Oyle guzel ve keyifli ozellikler ki bunlar paylasmadan duramadim. Ohh be! iyi ki dusunen insan grubundayim dedirtecek guzellikte ozelliklerimiz varmis, okuyunca sizin de benim gibi keyiflenmeniz umuduyla buyrun birinci madde:




1) Ozgurluk ve bagimsizlik icin koyulan her engeli asmayi goze aliyormusuz. Aynen kurtaricimiz gibi "Ozgurluk ve bagimsizlik benim karakterim." diyormusuz bakarmisiniz ne guzel tesaduf.

2)Birey olmaktan, kendi olmaktan ve kendi ozunu kesfedip yalniz kalmaktan cekinip korkmuyormusuz. 
Bu ne kadar guzel bir ozelliktir akidesler, gittikce seviyorum ben bu dusunen insan ozelliklerini.

3) Ezberci olmaktan ve taklitten olabildigince uzak dururmusuz. 
Allah'im ne guzel yaratmissin bizi, hepimiz ayri ayri guzelliklere sahibiz.

4)Degisime acik olurmusuz. 
Olmasi gereken de bu degil mi zaten?

5)Yetersizlik duygusundan siyrilip sorgulayip, onun bunun yonetimine girmiyormusuz. 
Ne mutlu dusunebilenlere.

6)Konusmalarimiza onem verip dikkatli konusurmusuz. 
Of course dikkat etmeliyiz dilimize, bir soz bir insanin dunyasini yerle bir edebilir. 

7)Elestirel akli onder kabul edermisiz biz dusunenler. 
Akilli insanlar "aklin yolu birdir" bunu bilirler.
  
8)Sadece kendi yasadiklarimizdan degil baska insanlarin tecrubelerinden de yararlanirmisiz bir seyleri degerlendirirken. 
Tabi ki tecrubenin onemini bilecek akildalar da ondan.

9)Dinlemesini bilen insanlarmisiz ayni zamanda. 
Ne mutlu bize saygiyida eksik etmiyoruz gonlumuzden.

10)Kucuk ve sade seylerden keyif almasini bilirmisiz. 
Bundan daha guzel mutlu olma yolu varmi Allah askina.

Dusunuyorum, oyleyse varim.
Rene Descartes

Ben cok sevdim dusunen insanlarin ozelliklerini, siz de sevdiniz mi?

Pazartesi, Ağustos 04, 2014

Bayiliyorum simdiki sanal asklara

Bayiliyorum vallahi simdiki sanal asklara, bayiliyorum!.. 

Mesajlasiyorlar ve deli gibi asik oldugunu soyluyorlar, sonra cevap verilmeyen bir mesaj ya da acilmayan bir telefon iliskinin sonu olabiliyor.
Resim, siir, yazilar paylastigimiz ortamlarda ise begenilen bir resim senden hoslaniyorum anlamina gelebiliyor,
hele bir ask siiri falan paylasmissan vay haline ozelden bir yigin hayranin mesaj yaziyor uzerine alinip.



Hic gormedigin, karakterinin dogrulugundan hic haberin olmadigi, yasam seklinizin uyup uymadigi uzerine hicbir fikrinin olmadigi, kisacasi zerre emek vermedigin bir insana nasil asik olunuyor ben anlayamiyorum affedin beni...
Tanimadan sirilsiklam asik oluyor insanlar birbirine sanal alemde sonra sahipleniyorlar, kiskaniyorlar ve kavga edip ayrilabiliyorlar.
Ask, olaganustu bir duygu ve hepimizin deliler gibi yasamasi gereken bir duygu hic sozum yok ama yasanan asklar sizce normal mi?
Belki sorun bendedir bilmiyorum!
2013 yilinda bir film izlemis ve kendi kendime dusunmustum boyle bir sey olabilirmi diye ve goruyorumki oluyor. Filmin adi "HER" bas kahraman bilgisayar programinda kullanilan kadin sesine asik oluyor, hem de ne ask inanmazsiniz.
Lutfen diyerek, israr ederek ve ustune hatrimi da kullanarak filmi izlemenizi tavsiye ediyorum, izledikten sonra bir sekilde bana izleniminizi yazarsaniz cok mutlu olurum. 2 dakikanizi ayirip asagidaki videoya bir goz atin isterseniz.



Sevgili arkadaslar tehlike canlari caliyor inanin gidisatimiz kotu, gittikce "asosyal" oluyoruz. DIKKAT, DIKKAT, DIKKAT...

Pazar, Temmuz 13, 2014

Biz buyuduk ve kirlendi dunya

Ben buyurken hapisteki insanlar
Bir cocuga kotuluk yaparak hapse girenleri "sislerlerdi", yani affetmeyip cocuga yaptigini o insani yok ederlerdi.
Ben duydugum zaman bunlari, o insanlar kahramanim olurdu en adi suctan bile hapiste olsalar...

çocuk ve filistin bayrağı resmi

Biz buyuduk ve kirlendi dunya

Nerde benim kahramanlarim yok mu oldular?
Dunyayi kan goturuyor, cocuklar olduruluyor kimsenin sesi cikmiyor neden?
 "Bize dokunmayan yilan bin yasasin." ya da klasik olacak ama
"Ates dustugu yeri yakar." mi diyoruz ne?
yok yok! o oyle degil sizi katledenler gayet iyi biliyor
Dunyayi kana bulayanlar bunu cok iyi biliyorlar ki biz bunu da unutacagiz

Biz unutacagiz cocugum sizi...
Sizden once kac cocuk katliami yasandi biliyor musun?
Unuttuk
Yuzyillardir oluyor bu katliamlar ve biz unutuyoruz
Biz insaniz,
Cunku vahsiyiz,
Ustelik acgozluyuz,
Birbirimize zerre sevgimiz yok her sey cikar!
Uzgunum cocugum hem de cok uzgun,
Size sahip cikamiyoruz cunku herkes kendi cikarlarinin pesinde
Resimlerinizi gorunce
Gogsumun ortasina bir sizi oturuyor ve gitmek bilmiyor uzun bir sure
Lanet ediyorum sizin hayatinizi yok edenlere.
Bu yuzden cocugum
Yasayamadiginiz cocuklugunuz icin
Yesertemediginiz umutlariniz icin
Kitaplariniz olup okuyamadiginiz icin
Sekerleriniz oldu mu onu da bilmiyorum ya...olduysa eger yiyemediginiz icin
Bunun sizin kaderiniz olmayip, alcak insanlar size kiydigi icin
Annenizin yuzune daha cok gulemeyeceginiz, babanizla parka gidemeyeceginiz icin, ucurtma ucuramayip dusup diz kapaginizi siyiramayacaginiz icin
Kardeslerinizle kavga edemeyeceginiz icin
Bebeklerinizin saclarini tarayip onlari gelin edemeyeceginiz icin
Biz buyuyup size bunu yaptigimiz icin
Yapanlara ses cikartamadigimiz icin
 Cocuklar ne olur affedin bizi
UNUTMUYOR UTANIYORUM...



Cuma, Temmuz 11, 2014

Mutlu sonla bitti sapsalin hikayesi



Bugun bitti isim bu sapsalla! On bilemedin on bes gun once sabah kopegimizi disari cikardigimda alttaki cirkin yavru yirtinarak bagiriyordu caddede. Belli ki hanimefendi yuvadan erken ucmak istemis ama becerememis tam buyumeyen kanatlari yuzunden. Cigiriyor geri alin beni diye ailesine, ailesi hatta sulalesi pesinde yardim icin ama nasil alacaklar yuvaya mumkun degil.




Bizim cirkin sapsal buyuyunce cok guzel olacak sagdaki resimdeki gibi ama guzelligine aldanmayin, ottugu zaman kulaklarinizi tikamak istersiniz.

Cok sicak bir gundu; biraksam birkac saat ancak dayanabilirdi o sicaga, etrafta da bir iki kedi var korkuyorum yiyecekler yavruyu diye yaklasip almak istedim annesi tepemde bitiverdi! nasil kavga ediyor benimle inanmazsiniz car car bagiriyor alma diye! O gun bir seyi cok iyi anladim, "Bu annelik var ya bu annelik duygusu hangi canlida olursa olsun vallahi oldurucucu bir duygu billahi oldurucu bir duygu." bunu iyice anladim.

Bir iki basarisiz denemeden sonra baktim annenin cemkirmelerine kiyip alamayacagim,  elimle "kist kist" diyerek tavuk kovalar gibi golge olan bir bolume goturdum bizim sapsali ama butun sulale tepemde. Kucagimda ucan sinekten rahatsiz olan bir kopek, tepemizde sapsalin ailesi "Biz gideriz ormana hey ormana." gidiyoruz. Size yemin ederim sitede beni evlerinden izleyen insanlar olduysa bu kadin deli demistir kesin.

Aradan birkac saat gecti icim daraldi onu orda biraktim diye, geri gidip baktim yine ortalarda fink atiyor bizimkisi...Kizimin sevgilisi cok hayvansever bir cocuk, yivrim bi yardim et bana bir el ver su hayvani bir hale yola koyalim dedim sagolsun aldi bir dala birakti, inanmazsiniz ama o anda bizi takip eden o cadi anne var ya hemen cocugunu beslemeye basladi, bir baktim bizimkinin agzinda koca bir bocek. Ben bu durumda tabi salya sumuk, annelik var isin icinde, yavru kus var, koruma var, var da var bir yigin duygu. Ne yapar Mukaddes aglar...Epeyce bir bekledik baktik bizimkisi yorgunluktan birakildigi dalda uyuyor, annesi de etrafinda ohh deyip evimize gittik.

Ertesi sabah oldu, gozlerime inanamadim bizimkisi yine yerde, hay Allah! simdi ne halt edecegim diye dusunurken, dikkatli baktigimda bir kanadinin zorlandigini gordum. Ailesi etrafinda birakmamislar bizim sapsali fakat durum vahim kanat zor kalkiyor. Ne yapmaliyim diye bos bos etrafa bakarken bir de ne goreyim, sitenin doyurulan ama gozu daima ac kedisi sinsi sinsi gelmiyormu... Vallahi Allah beni affetsin  ama elime gecirdigim kucuk bir cakil tasini kediye atip, onu uzaklastirdiktan sonra aaaaa! baslarim sana deyip anneye de gereken isyani yaptiktan sonra tuttugum gibi aldim kusu veterinere.

Mutlu sonla bitti sapsalin hikayesi

Bizim sapsal dusunce kanadini incitmis, veteriner ona gereken mudahaleyi yaptiktan sonra orda kalmasini uygun gordu, iyilesince salariz dedi, oh be icime serin sular serpildi valla. Kedi yok, sicak yok olecek diye uzulmeyecegim artik.
Bugun gittim ziyarete bizim sapsali, iyilesmis vallahi. Veteriner sordu: Ucma zamani geldi ister misin ucurmak diye? yok dedim ben uzerime duseni yaptim benim gorevim burada sona erdi, burdan sonrasi size ait.

Optum benim cirkin sapsalimi vedalastim, tehdit ettim onu eger beni unutursan seni kediye veririm diye, o da bana soz verdi gelecek dogum gunumde konacak pencereme.  
Dusunsenize gelecek dogum gunumde pencere 'tik tik" ediyor...

Pazartesi, Haziran 30, 2014

Mubarek ramazan ayinda kopek katliami

Cok uzgunum yine bir hayvan katliamini okudum ulkemizde, hem de mubarek ramazan ayinda. Mersin"de 23 tane kopegin toplu halde cesedi bulunmus icim parcalandi.

O kadar cok sey yazmak, o kadar cok sey haykirmak geliyor ki icimden yemin ediyorum size yaptiranlara da yapanlara da lanet okumak geliyor hic tarzim olmasa da.

Bizim peygamberimiz elbisesinin etegine kivrilip uyuyan kediyi uyandirmamak icin elbisesisin o kismini kestirip ayaga kalkan bir peygamber degil mi?



Annem anlatirdi "Halkin gozunde hayat kadini diye nitelendirilen bir kadin zinadan donerken susuzluktan perisan olmus bir kopege, ayakkabisiyla su icirdigi icin Allah onun gunahlarini affetmemis midir?" 

SIZ KIM OLUYORSUNUZ?

Bu hayvanlarin bize ne zarari var anlamiyorum, nasil boyle VAHSI olabiliyoruz? Geceleri bunu yaptiranlar ve yapanlar nasil uyuyor acaba? nefret ediyorum hepsinden. Kadin halimle yemin ediyorum yapanin birini gorsem Allah verdi demem ayni aciyi ben de ona yasatmak isterim.

Kendi canlari en ufak bir seyde cok yanan insanoglu o zavallilarin canlarini boyle yakma hakkini nereden buldu acaba? Siz kim oluyorsunuz da bu hakki kendinizde buluyorsunuz? Eyy insanlar bunu yaptiranlar ve yapanlar hic mi Allah sevginiz yok sizin?

Cok fena oldum yine cok, cok icim acidi o zavallilar icin. Insanligimdan utaniyorum ya da boyle insanlarla ayni havayi soludugum icin.

Benim de bedduam yaptiranlar ve yapanlar icin sudur: "CANLARI CEHENNEME"



Perşembe, Haziran 26, 2014

Kisacik bir hayata dair

Hayati bir okul gibi, bazen kendi basrolunu oynadigimiz bir oyun gibi, hayat ahh hayat ahh iste oyle bir sey! Okul gibi dusunursek hayati,bazen bir dersten kalinir bazen hic beklemedigin bir dersten ve hatta bazen derslerin cogundan kalinir ve sinifi gecemezsin. Ama eninde sonunda direncliysen eger, hayallerin varsa gelecege dair o okul bitirilir ve hadi bakalim simdi pratik yapmaya diye hayatin icine atilir insan. 

Hepimizin hayatinin icinde bircok sinavi oluyor farkindaysaniz; kimimiz hastaliklarla ugrasip iyilesmeye calisiyoruz, kimimiz en sevdiklerimizi cok erken kaybediyoruz ozlemle bogusuyoruz, kimimiz cok varlikli bir durumdayken bir anda her seyimizi kaybedip yeniden toparlanmaya calisiyoruz, kimimiz hic beklemedigimiz anda isimizden oluyoruz ve yeni baslangiclar icin ugrasiyoruz ve boylelikle  dersimizi aliyoruz hayattan. Hepimiz bir sekilde geciyoruz kendi hayatimiza ait sinavlardan. Biz burdan calismamistik ki! desekte "ogretmenimiz hayat"  sinavi baslatiyor bile. 



Iste bu yuzden sirf bu yuzden iste..

Herkes kendi hayatinin sinaviyla ugrassa gecebilmek icin, kendimizi kimseyle kiyaslamasak mutlu olmak icin, bilmedigimiz ve icinde olmadigimiz hayatlarin hakkinda onyargili olmasak, daha hosgoruyle davransak, bilemeyiz baskasinin hayatinin icinde neler oldugunu o yuzden birbirimizi rahat biraksak, baski yapmasak herkes kendi hayatini yasasa, kimseden bizim gibi davranmasini beklemesek, herkesin bir kisiligi oldugunu hatirlasak ne olur sanki?

Tatatatatataaaaaaa... ne olur biliyor musunuz?


Hayat daha guzel olur...


Çarşamba, Haziran 18, 2014

Bir gun cocugunuz size escinsel oldugunu soylese

Turkiye'de "lezbiyen, biseksuel, gey ve transeksuel"ler  'LBGT' adi altinda bir dernekte son birkac senedir yasam, calisma ve sosyal haklarini elde etmek icin cok caba gosteriyorlar. Toplum tarafindan kabul gorup dogal olarak esit sartlarda yasamak istiyorlar. Aslinda 20'yi askin senedir  dernekleri  var ama son yillarda biraz daha bilincli ve aktif olarak haklarini ariyorlar. Nasil zor isleri ne kadar cok asagilanacak, hirpalanacak, belki de oldurulecekler ama haklilar, onlarda insan gibi yasama hakkina sahip, itilerek kakilarak degil.


Kadinin dovulerek olduruldugu, cocuklarin kacirilip tecavuz edildigi ya da yakildigi, kopegin kedinin kuyrugunun kulaklarinin kesilip, bacaklarinin kirildigi ve bu tip orneklerin her gun biraz daha cogaldigi ulkemizde isleri cok zor Allah yardimcilari olsun.

Benim bir arkadasimin oglu zaten belli olan ama yanlis bir seye sebep olunmasin diye dillendirilmeyen escinselligini geldi buyuk bir medeni cesaretle annesi ve babasina itiraf etti, onlardan kabul gormeyi bekledigini, gormezse evden ayrilacagini ama onlara kizmayacagini dile getirdi gectigimiz hafta.

Bu yazimin asil amaci sizlere bir soru sormak; bir gun cocugunuz karsiniza gecip ben escinselim dese ne yaparsiniz? Cogunuzun boyle bir sorudan rahatsiz oldugunuzu hisseder gibiyim, cunku bizim ulkemizde bu tip konular konusulmaz tabu gibidir hala.

Onlar ne mi yapti? zaten biliyorlardi kabul ettiler saygi ile, simdi aile terapisine basladilar ve iliskilerinin dogru yol almasi icin hep birlikte terapi goruyorlar. Ben arkadasimdan once esini, yani babayi gosterdigi olaganustu saygidan oturu tebrik ediyorum, harikaydi cunku.

Hakikaten soruyorum, siz olsaydiniz ne yapardiniz? 










Cuma, Haziran 13, 2014

Kucuk malta eriginin dogum oykusu

Ne zamandir oradaydi bilemem ama Turkiye'nin yesil bir alaninda buyumustu annem. Buyuk bir aileydik biz, hepimiz bir arada yasardik. O kadar guzel bir bedeni ve dallari vardiki annemin her mevsim muhtesem ciceklerini acar ardindan da insanlarin cok sevdigi meyvelerden biri olan malta eriklerini sunardi insanlarin hizmetine, yesinler ve saglikla yasasinlar diye.

Bende yine boyle bir donemde olustum ve insanlarin gelip beni almasi icin paketlenerek bu nisan ayinda tezgahlarda yerimi aldim. Yeniydi daha mevsim biz biraz pahaliydik insanlar icin ama bir gun genc bir hanim yaklasti tezgaha ve aldi beni. Genc hanim saticiyla konusurken kulak misafiri oldum dedi ki bu erikler dunyanin obur ucuna gidecek ta Amerika'ya lutfen iyi paket yapar misiniz?  Elalemin memleketinde ne isim var, her halti yapiyorlar bir malta erigini buyutememislermi diye homurdandim ama duyan olmadi beni! coktan torbadaki yerimi aldim. Yolumuz uzun diye dusundum, her ne kadar tarlalarda buyuduysem de biraz cografya bilgisine sahiptim. Panikledim gurbete gidiyorum diye ama vize alinmisti bile bavullardan birinin icine biraz yesil arkadaslarimla beraber gizlice koyuldum ve dustum yollara. Allahtan gumrukte yakalayip cope atmadilar beni.

Beni satin alip yolculucu beraber yaptigimiz hanim, beni kendisine degilde megerse erikleri cok seven kuzeni Gizem icin almis, hemen yeni evimde yerimi aldim. Gizem sadece yesil erik beklerken beni gorunce cok sevindi surpriz oldum onun icin. Bir guzel yikadi bizi uzun suren yolculugumuzda kirlenmisizdir diye, delimidir nedir sildi birde hepimizi teker teker. "Soylemesi ayiptir annem de pek beslemisti bizi kocaman kocamandik." o beni yemeye hazirlanirken 'bir yandan seviniyordum genc birine vitamin verecegim diye, bir yandan da hafif huzunleniyordum buraya kadarmis hayat diye' dusunurken Gizem'in annesi hafif catlak sanirim, ben bu erikleri cok begendim hepsinin cekirdegini ekecegim ve agac yapacagim demez mi pek sevindirik oldum. Ye beni ye beni diye seslenesim geldi Gizem'e, bir an once ye beni, ben yeniden dogmak istiyorum diye!..

Catlak anne ekti beni ve 10-15 tane kardesimi  kucuk bir saksinin icine, cok soguktu o zaman burda havalar evin icinde tuttu bizi anne havalar isinana kadar, sonra mutfak caminin kenarinda aldim yerimi. Havasindan midir suyundan midir bilmem ama aylar surdu kucucuk bir yapragi cikartmam. Hatta beni sapur supur yiyen sapsal Gizem;  anne aylar gecti  hicbir sey olmayacak bunlardan vazgec dedi bir gun anneye, o gun ona " ne cabuk unuttun nankor beni ilk gordugun gunku sevincini" diyesim geldi ama ben ona dersimi bir iki gun sonra bir pirinc tanesi kadar olan ilk yapragimi suratina vurarak verdim. Utancindan kizardi!


Gidip gelip konusuyor benimle anne. "Amanda aman benim kizim Turkiye'lerden gelmis buralarda buyuyecekmis, sevsinler benim kizimin kucucuk yapragini diye, basimi sisiriyor ama o olmasaydi coktan yok olmustum diye dusunup seviyorum bu catlak anneyi."

Uc ayri cekirdekten yaprak cikmis geri kalanlar basaramamis dogmayi ama olsun sevindim yalniz dogmadigima. biraz daha buyuyunce bahceye ekecegine dair soz verdi anne. Cok mutluyum yeniden dogduguma, buyuk bir heyecanla omrumu surdurecegim bahcemi bekliyorum simdi.

Kucuk malta eriginin dogum oykusu boyle gerceklesti, cekirdeklerimden yeniden dogdum. Sizde yediginiz meyvelerin cekirdeklerini ekerseniz hem yeni meyve agaclarinin dogumuna sebep olursunuz, hem de doga anaya katkida bulunursunuz, onun gucunu azalttilar cunku.

Pazartesi, Haziran 02, 2014

Hayat ertelemeye gelmez


Aylar once duydum ki cok misafirperver bir ev sahibi varmis adi Hazel, evinin adresi ise hazioz.blogspot.com.tr imis. Misafir yazilara guzel ev sahipligi yaptigini duyup kapisini caldim hemen ve sordum; afedersiniz sizde bir yazilik misafir olabilir miyim? aldigim cevap "hay hay buyrun gelin" oldu ve oyle tanistik sevgili Hazel ile. Onun sayfasinda yayimlamistim ilk kez bu yazimi. Keyifliyim onu tanidigim icin, sizde tanimak isterseniz Tik tik. Sevgiyle yasa Hazel'cigim.



Uzun zaman once uzucu bir kaza haberi okumustum gazetede, dugunlerine gitmek icin yola cikan cift araba kazasi yapiyor ve maalesef damat hayatini kaybediyor. Cok uzucu bir durum bu Allah kimselere yasatmasin. 

Genc cift aslinda uzun zamandir tanisiyorlar ama evlenene kadar okullarin bitmesi bekleniyor, okullar bitiyor is bulup ev esyalarinin tamamlanmasi derken bu arada tam 10 sene geciyor. Her sey hazir artik evlenebiliriz dedikleri gun maalesef...




HAYAT ERTELEMEYE GELMEZ
Bu delikanli her sey tam olsun diye ugrasip didindi ama yasayamadan gitti!.. Iste bu nokta cok onemli, cunku bu nokta hayatin siddetle sorgulandigi anlardan biri. Onca cabayla alinan diplomalarin, isin ya da esyalarin kime faydasi var simdi? gencecik can gitti!

Kesin olarak bilmesemde belki o cift akrabalar ne der ya da elalem ne der diye kendi isteklerinden feragat edip, bircok seyi kendi istekleri disinda yaptilar ve bu kadar zaman belki de hep birileri mutlu olsun diye beklediler kim bilir? Eger boyleyse uzuntu daha da cogaliyor. Birileri mutlu olsun diye erteledigimiz isteklerimiz bir gun geliyor maalesef agir bir bedel olarak odeniyor. O mutlu olsun bu mutlu olsun -bu arada bunyende bir yigin yapmak istedigin sey kol gezerken- hatta olmadi komsun da mutlu olsun anasini satayim, herkes mutlu olsun ama 'SEN' olma.

Hayati, icinde ne oldugunu bilmedigimiz bir hediye paketi gibi dusunup ve bu hediyeyi 1 kere alma sansimiz var oldugunu bilip ona gore davranirsak biraz daha ozeniriz hayatimiza gibi geliyor bana. Evet bir kere yasayacagiz bu hayati, uzulsek de bir kere, mutluluktan ucsak da bir kere. "Keske"leri cok sik soylememek icin sevdigimiz seyleri ertelemeden yapmamiz gerekiyor. 

ISTE BU YUZDEN
Mutlu olacagimiz anlari cogaltip, etrafimizdaki bencil insanlari azaltip, daha cok gulmek icin cabalayip, kendimize kucucuk kucucuk keyifli anlardan olusan zamanlar ayirip, ha bugun ha yarin diye erteledigimiz hayallerimizin en kolay olanindan yapmaya baslayip, kendimizi onemseyip, hayatimizin seyircisi degil de basrol oyuncusu olsak HAYAT NASIL OLUR?

Sicaciktir hani elini degdiremezsin firindan yeni cikmistir citir citir, yaninda bir bardak cay olsaydi ne guzel giderdi dedigimiz simit+cay birlikteligi gibi muhtesem olur bence, iste tam o kivamda tadindan yenilmez olur. Hayat bayram olur...

SIMDI HEMEN SIMDI, HIC DUSUNMEDEN
Derin bir nefes alip gozlerinizi kapayin ve hayatinizi gozden gecirin kisa bir sure, hesaplamaya calisin kendinizi mutlu hissettiginiz anlarin coklugu ne durumda? yuzunuze bir gulumseme konuyorsa iyi yoldasiniz eger konmuyorsa hemen mutlu oldugunuz anlari cogaltmaya baslayin derim ben haddimi asmis olmazsam.
HAYAT ERTELEMEYE GELMEZ.

Perşembe, Nisan 17, 2014

MAALESEF NEFRET EDIYORUM

Duygularimiz var kizmak gibi, sevmek gibi; bazen ofkelenmek bazen nefret etmek gibi. Ben kendimi bildim bileli nefret duygusunu hicbir sekilde barindirmak istemem bunyemde. Sevmiyorum ben o duyguyu, bana sorarsaniz insani zehirleyen bir duygu, hastalik yayiyor vucuda.
Ne nefret eden insanlari istiyorum yasamimda ne de nefret etmeyi herhangi bir seyden. Affedici olmayi seviyorum ben, hosgoru vazgecmedigimiz duygumuz olsun istiyorum birbirimize karsi ama bazi ozel durumlar var ki elimde degil engel olamiyorum nefret duygusuna.

Cocuklari calistiranlardan

Bir cocugun gecenin bir yarisinda sokakta calgi calip yalin ayak kocaman insanlari eglendirmeye calismasini hakli gosterecek yeterli bir aciklama var midir sizce? bence yok. Yasitlarinin normal sartlarda yatakta oldugu bir saatte kucucuk ve kirli elbiseler icinde bir cocuk, yaninda bir cocuk daha, olmadi yasca buyuk olaninin kucaginda bir bebekle masa masa dolasmasina ve dilenmesine sebep her neyse ve her kimse nefret ediyorum onlardan. Bu durumu kabul edemedim uzun yillardir, olene kadar da edebilecegimi sanmiyorum.Allah askina yanlis mi dusunuyorum, nefret edilecek insanlar degil mi o kucucukleri kullananlar? 


Sokaga hayvan birakanlardan
Biz var ya biz insanlar, bence doganin en bencil canlilariyiz. Kendi cikarlarimiz icin her canliyi gozumuzu kirpmadan yok edebiliriz.
Yahu sokaga cikmaktan korkar oldum birinin gozleriyle karsilasacagim diye. Gittigim yerlerde sokaga birakilmis hayvanlari gordukce icim parcalaniyor, her seferinde aglayarak donuyorum eve. Almayin yahu almayin cocugunuza, esinize ve sevgilinize sirin gorunmek icin bir kediyi ya da bir kopegi. Sizi sevip sevip sonra olmadi diye biri terk ettigi zaman sokaga birakilmadiginiz halde aci cekiyorsaniz, o zavallilarin aci cekecegini, canlarinin yanacagini ve sokakta yasayamadiklari icin olebilecegini dusunemiyor musunuz?
Iki gonlunu eglendirmek icin al bir canliyi sonra olmadi koy sokaga vicdansizca, ben boyle insanlardan da nefret ediyorum maalesef.

.
Siz bu konuda ne dusundugunuzu benimle paylasirmisiniz, belki anlayabilecegim ve beni nefret etmekten vazgecirecek bir aciklama gelir.
Sevgi dolu bir dunyada yasamak dilegimle.

Cuma, Nisan 11, 2014

KIZIM ASIK

Eveeeet dostlar kizim asik, hemde sirilsiklam asik. Nasil guzel bir seymis bu ask bana onu hatirlatti kucuk hanimin aski. Sevgilisinin ismi Carli, nasil velet, nasil capkin, nasil her cicege konan bir kazanova ama ne yapacagim bilmiyorum bizimkisi asik.

Yapacak bir sey yok aslinda aska saygi duymaktan ve din dil ayrimi gozetmeden bu aski guzel bir sekilde yasamalari icin yardimci olmaktan baska.

Her sabah yaptigimiz yuruyuslerde eger damadin evinin onunden gecmezsek bir sekilde bana belli ediliyor gitmemiz gereken yer, hadi gidiyoruz evin oraya sapik gibi dolaniyoruz belki cikarda goruruz diye. Vallahi ben 20'li yaslarimi hatirliyorum bu askla birlikte.

Herkese hirt davranan kizim is Carli'ye gelince pervane gibi donuyor etrafinda.
Damat bazen bizim evin onunden geciyor, bizimki uyuyor bile olsa nasil hissediyor bilmiyorum ama camin onune kendini nasil atacagini bilemiyor, hayran hayran izliyor sevgilisinin gecisini.
BU ASKIN KAHRAMANI
Bu ask inanin ki yukarda anlattigim gibi yasaniyor ama bir farkla, yasayan benim kizim degil, kizimin kopegi, evimizin kucuk prensesi ginger (cincir). Zencefil anlamina geliyor cincer, dunya guzeli, akilli mi akilli kucuk cincir asik. Hem de deli gibi asik. 

Kizimiz bircok disinin yaptigi gibi yanlis adama asik ama ne yapalim gonul ferman dinlemiyor, her sabah cekistirildigim dogru damadin evine, onun icin oralarda bekliyoruz vallahi dogru.
Bu ask maalesef yakinda bitecek kizimin haberi yok cunku tasiniyor prensesimin sevgilisi, bakalim sonrasi ne olacak.
Umarim Carli'nin yerine cok daha iyi bir kopecik gelirde kizimin gonul acisi uzun surmez.
Ahh ask sen nelere kadirsin.

Salı, Nisan 08, 2014

Ben bilmem valla melekler istiyor...

Efendim hepinize merhabalar,

Mektup kivaminda baslasin istedim bu yazim, ozledim cunku mektuplasmayi.
Nasilsiniz diye baslayan mektubuma dilerim sihhat ve afiyettesinizdir diyerek devam edip asil konuya geleyim diyorum.

Oncelikle mektubu okumaya baslamadan once "bir dilek tutun" cunku okuyan herkes melekleri tarafindan odullendirilecek ve cok istedikleri bir seyin gerceklesmesi icin yardim gorecek.

Nerden mi biliyorum? cevabi bende sakli...

Asagidaki listeyi melekler kendi hayatimiza uygulamamizi istiyorlarmis, yabanci bir dergide okudum cok sevdim ve ingilizcem yettigince evirdim cevirdim sizlerle paylasmak istedim. Umarim seversiniz... 



Benim hic fikrim yok melekler istiyor bunlari yapmamizi
Kendimizin biricik olduguna inanalim,
Hayatimiza mucizeleri davet edelim,
Sihirli kanatlarimizi kendimiz yaratalim,
Enerjimizi hep iyi seylere kullanalim,
Hayatimizi mutluluk, huzur ve ask ile dolduralim,
Her gunu gulerek ve sarki soyleyerek kutlayalim,
Hayal bahcemiz olsun kime ne! biz ekelim biz bicelim hayallerimizi,
Bir kac dakikaligina bile olsa her gun dans edelim,
Yeni tanistigimiz insanlarin guzel taraflarini bulup bunu onlara soyleyelim,
Agac kucaklayalim, cicek koklayalim, birbirimize sarilalim ve hissedelim ne cok ise yaradigini bunlarin. 





Hemen daralmayin cok sey istemiyorlar bence

Sirlarimizi kimseye soyleyemeyiz ama meleklerimizle paylasalim,
Buldugumuz her bos topraga cicek ekelim,
Uzuntulerimizi kuslara soyleyelim bizden alip onlari cok uzaga gotursunler,
Siir yazalim arkadaslik, kader ve affetmek hakkinda,
Cimlere uzanip oylece kalalim biraz rahatlayalim,                                          Yardim edelim, eder etmez unuturcasina,   
Yapabilirsek kisacik  seyahatler yapalim,
Gulumseyelim tanimadigimiz insanlara bile, 
Bir kez  olsa bile muhakkak gunesin dogusunu izleyelim,
Dolunayin enerjisini olumlu hissetmeye calisalim,
Her derdin ilaci sevgi, asla ihmal etmeyelim sevmeyi her canliyi,
Kayan bir yildiz gordugumuzde baska insanlar icin de iyi seyler dileyelim,
Kanatlarimizi ozgur birakalim bizi alip gotursun bazen kimsenin bilmedigi yerlere,
Arkamizdan gelenler icin gectigimiz yollari aydinlatalim,
Hayatta herseyin iyi gitmesinin  mumkun olduguna inanalim ve inandiralim...



Ben bilmem valla, melekler istiyor...

Cumartesi, Nisan 05, 2014

Gozu kor olmayasica stres

Sevgili dostlar Amerika'da yapilan ve bilimsel olarak ispatlanmis bir gercegi ogrendim, sizlerle de paylasmak istiyorum. STRES dunyada birinci derecedeki olum sebebiymis. Asagidaki hastaliklarin olusmasinin bas sebebi de o gozu kor olmayasica stresmis haberiniz ola dostlar.

  • Kalp hastaliklari......................Asiri sigara icme
  • Felc..................................Nefes problemleri
  • Yuksek tansiyon.............Ulser
  • Kolit.......................................Bobrek hastaliklari
  • Hassas barsak sendromu...........Astim
  • Romatizma............................Asiri yemek
  • Depresyon.....................Alerji
  • Migren...................................Cilt hastaliklari
  • Seker hastaligi...................Cinsel problemler
  • Uykusuzluk...........................Yorgunluk ve tukenmislik hissi                         

Bu kadar zarari varsa bedenimize biz bu stresin basini ezeriz hem de fena ezeriz, onu hayatimizdan silip supururuz degil mi?


Yillardir kisilik gelisimine ve rahatlama yontemlerine ait cokca kitap okuyup arastirmalar yaptim.Hayatimin temel prensipleri asagida siraladiklarimdir. Bunlara yoga ve meditasyonuda eklersek bence "stres bizden korksun" diyorum.

Elimden, dilimden, gonlumden geldigince yontemlerim

Benim stresle bas edebilme listemin birinci sirasinda gulmek var, bolca gulmek. Inanin kizim bazen bana gicik oluyor boyle arsizca nasil gulebiliyorsun diye? ama ben yikilmadim hala guluyorum.

Aglamak gulmenin kardesidir, kalbinin nasil kirildigini sozlerle anlatamadigin zaman, gozlerinin konusma halidir aglamak, sakin utanma!

Gecmisteki kayiplari, uzuntuleri, nefreti ve bizi uzen her ne varsa bugune tasimayalim, birakalim gitsin o duygular karartmasin icimizi.

Kendi kendimize mutlu olmayi basaralim, cunku birinin bizi mutlu etmesini beklersek cok bekliyoruz maalesef.

Onun bunun ne dedigiyle ilgilenmemek gerekiyor sanirim, cunku agzi olan konusuyor.

Cok dusunursek cozum buldugumuz anlamina gelmiyor, zamana birakalim o her seyi oyle ya da boyle hallediyor.

Yardimlasalim her konuda birbirimizle, gorun bakin birine bir konuda yardim edince nasil rahatliyorsunuz.

RUH ACI CEKER, BEDEN HAYKIRIR demis birisi bulamadim kim? ama kim demisse guzel demis gelin bu ruha da  bedene de aci cektirmeyelim.

Bu benim listem, sizinkileri yazarmisiniz stresle bas etmek icin birbirimize faydali olalim.


Sukretmemiz lazim






Son zamanlarda gozlemledigim bir hal var hepimizde: Toplum olarak yakiniyoruz! nasilsin diye sor birine, sorduguna soracagina pisman oluyorsun. Off aman off! dunyanin butun gailesi onun uzerindeymis gibi basliyor yakinmaya, iyiyim dese sanki kizacak birileri ona. Dikkat edin konustugunuz insanlara fark edeceksiniz ki herkes bir sekilde kiyisindan kosesinden iki lafin arasina bir yakinma sokusturuyor.
En kotusu de ben yapmiyorum diyen herkes bir sure sonra basliyor yakinmaya, grip gibi bulasiyor hepimize.



Yasam kosullarindan, yasadigimiz yerden, okuldan, arkadaslarimizdan, esimizden, isimizden ve sanirim en cok havalardan yakiniyoruz!

Bu arada onemli bir nokta var, yakinmamiza sebep olan bazi olaylar tamamen kendi secimlerimiz yuzunden ama olsun biz gormeyelim bu gercegi, yakinalim...

Bunca yakinacak sey arasinda

Hic mi sukretmemiz icin bir sebep yok, ya da biz mi gormek istemiyoruz? simdi hemen burada bir durup dusunur musunuz neler icin sukredebiliriz, neler var hayatimizda mutlu olmamiza sebep diye? inanin cok sey bulacaksiniz. Vallahi de billahi de cok sey var, hem de o kadar cok sey varki etrafimizda kendimizi iyi hissetmemiz icin yeter ki "gonul gozumuzu" acik tutalim.

Mesela
Dunyada su anda binlerce insan bir nefes daha fazla alabilmek icin tedavilerin en agirini yasarken, biz bir sivilceyi deve yapiyoruz; binlerce cocuk daha tarama sansini elde edemedigi  saclarini kaybedip hastane odalarinda kollarinda serumlarla uyurken biz sacimizin cinsinden ya da yatagimizin kucuklugunden hayatin bittigini dusunecek kadar bencil olabiliyoruz.



"Afrikaya ilac gondermeye karar vermistik  fakat hepsinin uzerinde 'tok karnina' yaziyordu." demis
Charles Bukowski, yanlis mi soylemis? Afrika'da yuzlerce cocuk her gun acliktan olurken biz yemegin etinden, yagindan, salcasindan yakiniyoruz...

Saglikli olmamiza ragmen, karnimiz tokken, sevdiklerimizin sesini duyabilme ve istedigimizde sarilabilme sansina sahipken, yuruyebildigimiz icin ve uzanip bir eli tutabilecek ellerimiz varken ve daha sayilabilecek onlarca guzel seye sahipken  "SUKRETMEMIZ" gereken yerde niye yakiniyoruz acaba?








Salı, Nisan 01, 2014

Secimlerden sonra




Evet sevgili dostlar uzun ve yorucu bir surec bitti dun aksam. Cok yoruldu ruhlarimiz o ne dedi, bu ne dedi diye dinlemekten. Bugun itibariyle gecmisin kapisini kapayip gelecek kapisini acmak icin birbirimize, "Sefkat ve merhamette gunes gibi olalim."



Sahsim olarak soyluyorum ben politikayi ve politikacilari sevmem. Onlar ne olursa olsun biz, 
"Birbirimizin kusurunu ortmekte gece gibi olalim."


Kendimize bir iyilik yapalim bugun itibariyle birbirimizi oldugu gibi kabul etmeye soz verelim, ayri fikirlerde olsak bile birbirimize,
"Hosgorulu olmakta deniz gibi olalim."

Kim ne derse desin biz hepimiz bu ulkenin insaniyiz ve kardesce yasamaliyiz. Kardesler kavga eder, tartisir ama hicbir zaman oldurmek istercesine ofke duymaz birbirine. 
"Hiddet ve asabiyette olu gibi olalim."

Dinimiz ve inanclarimiz geregi kibirlenmeyelim birbirimize, en ufak bir fikir ayriliginda hitap seklimiz "Sen zaten ne bilirsin ki geri zekali?" diye baslamasin konusmalarimiz.
"Tevazu ve alcak gonullulukte toprak gibi olalim."

Bizim ozumuzde zaten var olan yardim etmeyi ve ederken alacagin karsiligi dusunmeden comertligini sergilemeyi tekrar hatirlayip, hatirlatip etrafimizdakilere,
"Comertlik ve yardim etmede akarsu gibi olalim."

Ulkemin insanlarinin iyi seylere layik oldugu inanciyla, 
KARDESCE
 UMUTLARIMIZLA
VICDANLI
ADALETLI OLARAK
BARIS ICINDE
OZGURCE...
yasamak istiyorum hep birlikte secimlerden sonra.

Dunle beraber gitti dune ait ne varsa, bugun yeni seyler soylemek lazim. Hz. Mevlana

Not: Yukardaki siyah puntolarla yazilmis sozler, Mevlana'nin 7 ogudunden alinmistir.




Cuma, Şubat 28, 2014

Kumrular, sincaplar ve kara kis

Bugun tamamen sizinle dertlesmek istiyorum cunku desteginize ihtiyacim var.

Uzun yillardir yurtdisinda yasiyorum ve kislar agir gecer burada ama  ben bu seneki kadar agir bir kis yasamadim desem yeridir. Neredeyse her hafta kar firtinasi yasadik, sogukluk desen eksilerde ve bicak gibi kesiyor insanin yuzunu.  Boyle agir bir kis olunca disarda yasayan hayvanciklarin yemek bulma kosullari yok oldu, -ne olur simdi onyargi yapmadan okuyun beni-   "Cunku insanlar bitti de hayvanlara mi uzulelim dediginizi duyar gibiyim. Unutmayalim onlari da Allah yaratti.

Kizimin evi iki katli bir apartmanin ikinci  kati ve salonun caminin birinde yangin merdiveni ve bu merdivene bagli kucuk balkon gibi bir yer var ama oturmak ya da balkona bir sey koymak yasak cunku  yangin aninda acil cikis icin kullaniliyor sadece. Resimde gordugunuz gibi metal bir balkon ve hemen bitisiginde merdiven var. 

Hakikaten son yillarin en agir hava kosullarina maruz kalinca zavalli hayvanlari beslemeye basladim. Sincaplar ve kuslar uzun saatler gecirmeye basladilar milletin yangin cikisi diye yaptiklari yerde. Yangini beklersek hic kullanilmayacak olan balkon sincaplarin, kumrularin ve diger kuslarin yemekhanesi oldu. Hem de ne oldu, bir yigin sincaba ve yuzlerce kusa tabldot yemek cikarttim aylarca. Kumrular alistilar bana, eger yemek kalmamissa kaplarinda israrla kendilerini bana duyurana kadar "guguk guguk"  otuyorlardi. Evimizin gozbebegi kucucuk kopegimizin camdan onlar yemek yerken izlemesi ve onlarin kopekten korkmamasi cok keyifli bir olaydi bizim icin dun aksama kadar. Alt kattaki insanlarin havalandirmamizin uzerine kus pislikleri dusuyor lutfen yemek kaplarinin yerini degistirir misiniz? demesiyle bitti keyfimiz. Yasak olan bir yerde kap falan bulundurdugum icin soyleyecek hicbir seyim yok otomatikman haksiz durumdayim.


Inanin su anda bile balkonda yemek bekliyorlar yukarda gordugunuz gibi ama yemek veremiyorum, eger verirsem sitenin yoneticisine sikayet edilecegim ve bir yigin sorun yasanacak, istemiyorum bunlari.

Dun geceden beri kizimin komsusuyla boyle bir diyalog yarattigim icin, kuslari kendime kendimi de kuslara alistirdigim icin cok uzuldum ve epeyce suladim gozyaslarimla bugunumu.

Simdi size soruyorum siz olsaydiniz ne yapardiniz? lutfen bana yorum birakin.

Komsu komsunun kulune muhtactir derdi rahmetli annecigim,ben de diyorum ki blogcu blogcunun yorumuna muhtactir.

Sevgilerimle,

Çarşamba, Şubat 19, 2014

Kimse mukemmel degil

Kendimizi cok fazla ciddiye aldigimiz zaman gerginlesip hayatin keyifli anlarini iskaliyoruz gibi geliyor bana, halbuki hayat her seyi cok ciddiye alip uzulecek kadar uzun degil. O yuzden daha cok gulelim, her an durup durup gulelim, yoksa gulecek bir seyler; okuyalim, izleyelim, konusalim, gulmeyi ilac yapalim kendimize.

Ben yaptigim her isi mukemmel yapmak icin dogdugumu dusunup, abartip mukemmelin de mukemmeli olmaya calisan bir insandim. Hic onemli degildi hangi isi yaptigim, beynim sadece her seyde  mukemmel olma programina ayarlanmisti, baska yolu yoktu. Eger mukemmel yapmazsam bir seyi kendimi basarisiz hissediyordum. Bazen birkac seyi bir arada yapmaya ve hatta hepsini mukemmel yapmaya zorluyordum kendimi.


Deger mi hic?


Birkac sene once calistigim restoranda kalabalik bir parti olacakti, beni bir gorseniz sanki ilk defa boyle bir partiyle karsilasiyorum. Hazirliklar en ince detaylarina kadar dusunulup yapildi ve onemli gun geldi catti. Parti basladi ve her sey tam istedigim gibi gidiyor derken o kalabaligin icinden numune bir kisi yemeklerin tuzunun fazlaligindan yakinmis diye hungur hungur agladigimi bilirim.

Dananin kuyrugu nerede koptu?

Yalniz bir anneysen butun her seyi senin yapman gerekir, oyle gunlerin birinde kosusturmam gereken bircok isim vardi ve bu islere baslamadan once kopegimi disari cikartmam gerekiyordu. Cok sicak bir yaz gunuydu aceleyle uzerime bir tisort  bir etek gecirip attim kendimi sokaga, normalde cok sessiz olur burda sokaklar ama o gun benim sansima sokakta birkac kisi vardi.

Latin Amerikali bir adam karsidan geliyordu selamlastik adam yanimdan gecti ama gitmedi, caktirmadan arada durarak basladi beni takibe, arada  miril miril biseyler soyluyor ama uzerime alinmiyorum. Bir sure sonra durdum ve sordum ne dedigini, benimkinden beter ingilizcesiyle "cok guzelsin" dedi, tesekkur ettim yurumeye devam ettim. Ben  ve kopegim tam yuruyusumuzu bitirip eve donerken cocuklariyla bahcesinde oturan  Arap komsu kadin arkamdan seslenmeye basladi, yakin olmadigimiz icin birbirimize anlamadim ne dedigini, isin  icine cocuklari girdi ve nihayet anladigimda ne demek istedigini  yerin dibine gectim. Kadincagiz  etegimin arkasinin ic camasirimin icinde oldugunu anlatmaya calisiyormus bana. Nasil bir telasla ciktiysam evden o sekildeki bir etekle sokagi bastan asagi  yurumusum. Dehset icinde arkamdaki adamin bu olayin sahidi oldugunu da anlayinca eve nasil gittim utanc icinde anlatamam.

O gun...

Benim icin; yavaslama, rahatlama, kendim de dahil hicbir seyi cok ciddiye almama kararini verdigim gun o gun oldu. O etek olayi beynimin bir kosesine kazindi ve daima bana yavaslamami hatirlatir oldu. Zaman zaman unuttugum  olsa da aldigim  karari,  etek davasi kadar vahim bir olay hic tekrarlanmadi.



Perşembe, Ekim 31, 2013

"Let it go" "Birak gitsin"

"LET IT GO" vardir ingilizcede, "BIRAK GITSIN" anlamina gelen.

Insan kendisini uzen  olaylardan  kurtulmak icin bazen epeyce ugrasir, cozum arayislari cogu kez istemeden baska  uzucu olaylara bile sebep olabilir. Hele  hayir demeyi beceremiyorsa bir insan Allah acisin o insanin haline. "Uzulecek" hic caresi yok "uzecekler" onu uzun bir sure.

Ugrastirir seni uzen olaylar ve kisiler cozum konusunda cunku uzulenlerin uzenlerle bir sekilde gonul baglari vardir. Sevgilisi uzer insani, kocasi, cocugu, kardesi, komsusu ve daha bircok sey.  "Gonul dagi yagmur yagmur boran olunca" zordur bir cirpida kesip atmak buyuk cesaret gerektirir.

Omrumun uzun bir suresi  bu uzuntu hallerinden nasil koruyabilirim kendimi diye cabalamakla gecti.. Cocuklugum kavruk, gencligim savruk gectiginden midir nedir  insanlara hayir diyemedim, demedim ve kendimi fiziksel ve ruhsal olarak cok yordum. Cok fazla  affedip hayatima alip tekrar ayni uzuntulerin icine soktum kendimi.

Artik yetti deme vakti geldi, kimsenin ve hicbir seyin beni uzemiyecegine dair kararlarimi alip uygulamaya koyduktan ve bana olan faydalarini gordukten sonra uzun zamandir dusunup cesaret edemedigim dovmeyi yaptirmaya karar verdim  koluma. "LET IT GO"  Arada salaklasip yine uzulmeye baslarsam cevirip kolumu gozume gozume "BIRAK GITSIN"i kendime hatirlatmak icin.

Varsa sizinde icinizde birikenler, ne yapilacak bundan sonra "BIRAK GITSIN."