Cumartesi, Mart 07, 2015

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlamıyorum

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlamıyorum çünkü:



* Ülkemdeki kadınlar acımasızca tecavüz edilip, dövülüp öldürülürülüyor ben yapmacik bir şekilde kırmızı bir karanfil verilerek oy kazanmak için kutlanacak kadınlar gününü samimi bulmuyorum.

* Kadınları yaşadıkları ortamdaki tehlikelerden koruyacak, güçlendirecek, eğitecek, erkek egemen bir toplumda eşit hakları verecek bir uygulamaya başlanılmadığı sürece hiç kimsenin sözüne güvenmiyorum. 

* Şiddetin durmasında nasıl katkim olur diye düşüneceği yerde, hemcinsine toplumla beraber haksızlık yapan kadınlar olduğu sürece çok daha fazla işimiz olduğunu düşünüyorum.

* Bu ülkede töreler yüzünden, kadına koyulan yasaklar yüzünden, giysilerinin, medeni durumunun, gece sokağa çıkmasının şiddeti ve tecavüzü haklı çıkarması yüzünden birçok şeye katlanamıyorum.

* Kadınların, kız çocuklarının vücuduna kendileri istiyor diye zorla dokunan erkekler olduğu sürece ve onları haklı çıkarmak için uğraşan politikacılar bizi yönettiği sürece birçok şeyin daha yasal yollardan sapıkça yaşanacağını biliyorum. 

* Kadınlar için mide bulandiran abuk subuk benzetmeler yapılıp, saçma sapan sözler, mesela 'Dişi köpek kuyruğunu sallamazsa, erkek köpek peşinden gitmez.' sözü gibi aşağılayıcı  sözler kullanıldıkça erkeklerin bunlardan cesaret alacağına inanıyorum.

* Bir ailenin kızına, bir çocuğun annesine, birilerinin kızkardeşine, ablasına, teyzesine, halasını vahşice şiddet uygulayıp öldüren erkekler elini kolunu sallayarak gezip, bizimle aynı havayı soluduğu için acı çekiyorum.

Sonuç olarak, her gün gözümüzü vahşi bir kadın cinayetiyle açtığımız, ayrı bir vahşetle kapadığımız çok kötü bir ortamda yaşadığımız ve bunu haketmediğimizi düşündüğüm için, bu ve bundan sonraki senelerde kadınlar gününü kutlamayı düşünmüyorum.



Yazıma nerde ne kadar şiddet gören kadın varsa biran önce kendi kurallarını kendilerinin koyduğu ve mutluluk içinde yaşadıkları bir dünya dileyerek Ece Temelkuran'ın kitabı 'Düğümlere Üfleyen Kadınlar'ın  bir bölümüyle son veriyorum:
" Bir: Asla yapmadığınız bir şey için özür dilemeyin. İki: Kendinizi gereğinden fazla açıklamaya çalışmayın. Üç: Asla başarılarınızı hafife almayın. Dört: Hiçbir zaman lafa 'yanlış düşünüyor olabilirim ama...' diye başlamayın. Beş: İstemediğiniz sorulara asla cevap vermeyin. Altı: Hayır demekten kaçınmayın. Yedinci kuralı ise kendiniz koyacaksınız. Bu her tanrıçanın hakkıdır."