Cumartesi, Nisan 05, 2014

Sukretmemiz lazim






Son zamanlarda gozlemledigim bir hal var hepimizde: Toplum olarak yakiniyoruz! nasilsin diye sor birine, sorduguna soracagina pisman oluyorsun. Off aman off! dunyanin butun gailesi onun uzerindeymis gibi basliyor yakinmaya, iyiyim dese sanki kizacak birileri ona. Dikkat edin konustugunuz insanlara fark edeceksiniz ki herkes bir sekilde kiyisindan kosesinden iki lafin arasina bir yakinma sokusturuyor.
En kotusu de ben yapmiyorum diyen herkes bir sure sonra basliyor yakinmaya, grip gibi bulasiyor hepimize.



Yasam kosullarindan, yasadigimiz yerden, okuldan, arkadaslarimizdan, esimizden, isimizden ve sanirim en cok havalardan yakiniyoruz!

Bu arada onemli bir nokta var, yakinmamiza sebep olan bazi olaylar tamamen kendi secimlerimiz yuzunden ama olsun biz gormeyelim bu gercegi, yakinalim...

Bunca yakinacak sey arasinda

Hic mi sukretmemiz icin bir sebep yok, ya da biz mi gormek istemiyoruz? simdi hemen burada bir durup dusunur musunuz neler icin sukredebiliriz, neler var hayatimizda mutlu olmamiza sebep diye? inanin cok sey bulacaksiniz. Vallahi de billahi de cok sey var, hem de o kadar cok sey varki etrafimizda kendimizi iyi hissetmemiz icin yeter ki "gonul gozumuzu" acik tutalim.

Mesela
Dunyada su anda binlerce insan bir nefes daha fazla alabilmek icin tedavilerin en agirini yasarken, biz bir sivilceyi deve yapiyoruz; binlerce cocuk daha tarama sansini elde edemedigi  saclarini kaybedip hastane odalarinda kollarinda serumlarla uyurken biz sacimizin cinsinden ya da yatagimizin kucuklugunden hayatin bittigini dusunecek kadar bencil olabiliyoruz.



"Afrikaya ilac gondermeye karar vermistik  fakat hepsinin uzerinde 'tok karnina' yaziyordu." demis
Charles Bukowski, yanlis mi soylemis? Afrika'da yuzlerce cocuk her gun acliktan olurken biz yemegin etinden, yagindan, salcasindan yakiniyoruz...

Saglikli olmamiza ragmen, karnimiz tokken, sevdiklerimizin sesini duyabilme ve istedigimizde sarilabilme sansina sahipken, yuruyebildigimiz icin ve uzanip bir eli tutabilecek ellerimiz varken ve daha sayilabilecek onlarca guzel seye sahipken  "SUKRETMEMIZ" gereken yerde niye yakiniyoruz acaba?