Pazar, Temmuz 12, 2015

Her fotoğrafın bir hikayesi var

Çok üzgün olduğum bir gündü, yine hayatın altını üstüne getirdiğim günlerden bir gün.
Çok sevdiğim, gencecik yaşta kaybettiğim canlarımdan birinin 27 senedir hiç görmediğim bir resmini ummadığım bir anda gözümün önünde görünce, aldığım nefesten bile nefret ettiğim bir gündü!
Ölüm acısını yine bütün hücrelerime kadar hissedip, adaletsizliğinden çokça payını aldığım hayata, küfürlerimi bol bol savurduğum pis bir gündü.  Çok uğraştım hafif atlatmak için o günü ama başarılı olamadım ne yaptıysam fayda etmedi, kendimi bir türlü hayatın içine sokamadım o gün ve ondan sonraki birkaç gün.


Ev dar, duvarlar üzerime üzerime geldi ve kendimi şakır şakır yağan yağmurda sokağa attım. Kibarca gözyaşlarım sicim gibi aktı yanaklarımdan demek isterdim ama öyle olmadı, böğüre böğüre ağlayarak yürüdüm uzun bir süre.  Sonunda hırpalanan ruhuma ve bedenime huzur vermek için yürüdüğüm ormanda bulduğum üstü kapalı ilk banka oturdum ve beni rahatlatacağından emin olduğum doğayı incelemeye koyuldum. Biliyorum doğadan bana muhteşem bir hediye gelecekti onu arıyordum.

Geldi de!
Yukarda gördüğünüz resim, öyle duygularla yaşanan bir günün içinden geldi!
Bayıldığım yağmur damlalarının yapraklarla buluşmuş haline ve  örümcek ağı sayesinde havada asılı duran damlacıklara baktığımda inandım ki; "her fotoğrafın bir hikayesi var".  Boşuna bazılarında dakikalarca takılı kalmıyoruz, hikayeleri derin çünkü. Benim bu fotoğrafımda  da o günkü hikayem var, yıllar sonra baktığımda;  "bir resim bin söze bedel" aslında diyeceğim.

Hikayelerin bol sevinçli, gözyaşlarının gülmeden kaynaklandığı ve fotoğrafların guzel anılarla dolup taştığı bir hayat diliyorum sevgili okuyanlara.