Cumartesi, Nisan 19, 2014

INANMIYORUM BRAD PITT KARSIMDA

Gecen New York'ta olmam gerekiyordu, bir is gorusmem vardi ve erken saatteydi. Sabahin erken saatinde oraya gitmek icin ciktigim yolda soyleniyordum kendi kendime bu saatte is gorusmesimi olur diye, eger bu erken cikmanin bana hayatimin surprizini yapacagini bilseydim hic uyumadan, yuruyerek bile olsa giderdim oraya homurdanmadan.

Sukurler olsun ki gorusmem cok guzel gecti ve uzerimden tonlarca yuk kalkmis bir rahatlamayla donuse gectim. Metroyu alip, oradan da otobuse binip New Jersey'e gelecektim. Metroyu almak icin karsiya gecmem gerekiyordu ve ben karsiya gecmek icin yesil isigin yanmasini beklerken sokagin basinda toplanmis bir kalabalik gordum. Polisler falan vardi etrafta, eyvah! kotu bir seyler olmus diye dusunurken isik yandi ve kendimi attim karsiya. Insanim merak ettim ne oldugunu soyle bir kafami uzattim bakmak icin amanin dostlar kimi gorsem iyi? 40 yil dusunseniz akliniza gelmez, benim de gelmezdi. Karsimdaki kisi, evet gordugum kisi benim bitmeyen askim Brad Pitt'ten baskasi degil, film cekiyorlardi. Gozlerime inanamiyorum, sabah sabah is gorusmesimi olur diye homurdanarak gittigim New York'ta Brad Pitt'i goruyorum.
Bu nasil bir asalet allahim, insan bu kadar yakisikli, karizmatik, sevimli, sempatik uzun lafin kisasi bir insan bu kadar "her sey" olur mu?


Gozlerim buyuktur daha da buyuyor

Omrumun 30 senesinin bitmeyen aski, cirkin kadin Angelina Jolie'nin kocasi, benim olmasi gereken 6 cocugun babasi, gun gectikce ruhuyla beraber yuzunun daha da anlamlastigi Brad Pitt onumde. Cimdikledim kendimi bu gordugumun ruya olmadigini anlamak icin ohhhhhh! cok sukur gercekmis.
Korumalar ve polisler resim cektirmiyor ve Brad'in oldugu yere cok yaklastirmiyorlar ama onu uzaktan gormek bile tahmin edemeyeceginiz bir mutluluk benim icin. Bir ara oturdugu sandalyenin uzerine cikip etrafta bekleyen insanlara el sallayip hepinize tesekkur ediyorum gosterdiginiz sevgi icin demez mi, bayilacak gibi oluyorum. O arada gizlice resim cekmek icin cikardigim telefonum kut diye yere dusuyor ve ben alip resim cekene kadar o iniyor sandalyeden.
Beni biraksan orda onun oldugu yerde gunlerce ac susuz bekleyebilirim o kadar seviyorum onu ama korumalar artik dagilmamiz gerektigini soyleyince herkes gik cikarmadan dagiliyor. Ben bir yandan onu gormenin mutlulugunun sarhosluguyla sapsallasirken, bir yandan da  kadar kisami surecekti uzun yillarin aski diye dusunup son bir hamleyle yirtinarak hoscakal Brad diye bagiriyorum ve ne oluyor biliyor musunuz? kulaklarima inanamiyorum ama o cevap veriyor. Sevsinler onun sesini, asaleti sesine bile yansimis.

Ben senin ugruna olurum, olurum, olurum...


"Ac tavuk kendini ayiklanmis bugday ambarinda gorurmus." ya biraz daha vaktim olsa onu kendime asik bile edebilecegim hayalini kurarak dustum yollara dostlar gormeliydiniz beni. Butun esimi dostumu arayip yasadigim muthis surprizi anlatinca bazilari inanamadi, kizim hadi ordan ya deyip kiskancliktan telefonu kapadi ama ben hic umursamadim. Uca uca geldim eve uyuyamadim dostlar uyuyamadim 2 gun havalara girdim, hayaller kurdum beni farkettigini dusunup kalbim pit pit etti, suratimda bir tebessumle dolastim gunlerce. Tekrar asik oldum ben, vazgecmistim ben ona olan askimdan umut yok diye ama platonikte olsa ben bu aski tekrar yasamaya karar verdim onun ruhu duymasada.

Hayatta mucizelere inanmanin ne kadar dogru oldugunu sukurler olsun guzel Allahim bana bir kere daha ispatladi. Hep derdim kizima ben bir gun burda cok unlu birini gorecegim diye ama hic dusunmemistim onu gorecegimi. New York'ta calistigim yillarda bir iki tane daha Hollywood yildizi gordum ama bu baskaydi, bu hem yildiz hem de hayatimin askiydi. Iste sonunda bir mucize gerceklesti ve ben hayatimin askini tanidim.

Hepiniz icin cani gonulden diliyorum bu duyguyu yasamanizi ve bir gun hayrani oldugunuz platonik ask yasadiginiz sanatcinizi gormenizi, tanimanizi ve bir iki kelime bile olsa konusmanizi...
Gonulden isteyince olurmus, hadi isteyin...


Perşembe, Nisan 17, 2014

MAALESEF NEFRET EDIYORUM

Duygularimiz var kizmak gibi, sevmek gibi; bazen ofkelenmek bazen nefret etmek gibi. Ben kendimi bildim bileli nefret duygusunu hicbir sekilde barindirmak istemem bunyemde. Sevmiyorum ben o duyguyu, bana sorarsaniz insani zehirleyen bir duygu, hastalik yayiyor vucuda.
Ne nefret eden insanlari istiyorum yasamimda ne de nefret etmeyi herhangi bir seyden. Affedici olmayi seviyorum ben, hosgoru vazgecmedigimiz duygumuz olsun istiyorum birbirimize karsi ama bazi ozel durumlar var ki elimde degil engel olamiyorum nefret duygusuna.

Cocuklari calistiranlardan

Bir cocugun gecenin bir yarisinda sokakta calgi calip yalin ayak kocaman insanlari eglendirmeye calismasini hakli gosterecek yeterli bir aciklama var midir sizce? bence yok. Yasitlarinin normal sartlarda yatakta oldugu bir saatte kucucuk ve kirli elbiseler icinde bir cocuk, yaninda bir cocuk daha, olmadi yasca buyuk olaninin kucaginda bir bebekle masa masa dolasmasina ve dilenmesine sebep her neyse ve her kimse nefret ediyorum onlardan. Bu durumu kabul edemedim uzun yillardir, olene kadar da edebilecegimi sanmiyorum.Allah askina yanlis mi dusunuyorum, nefret edilecek insanlar degil mi o kucucukleri kullananlar? 


Sokaga hayvan birakanlardan
Biz var ya biz insanlar, bence doganin en bencil canlilariyiz. Kendi cikarlarimiz icin her canliyi gozumuzu kirpmadan yok edebiliriz.
Yahu sokaga cikmaktan korkar oldum birinin gozleriyle karsilasacagim diye. Gittigim yerlerde sokaga birakilmis hayvanlari gordukce icim parcalaniyor, her seferinde aglayarak donuyorum eve. Almayin yahu almayin cocugunuza, esinize ve sevgilinize sirin gorunmek icin bir kediyi ya da bir kopegi. Sizi sevip sevip sonra olmadi diye biri terk ettigi zaman sokaga birakilmadiginiz halde aci cekiyorsaniz, o zavallilarin aci cekecegini, canlarinin yanacagini ve sokakta yasayamadiklari icin olebilecegini dusunemiyor musunuz?
Iki gonlunu eglendirmek icin al bir canliyi sonra olmadi koy sokaga vicdansizca, ben boyle insanlardan da nefret ediyorum maalesef.

.
Siz bu konuda ne dusundugunuzu benimle paylasirmisiniz, belki anlayabilecegim ve beni nefret etmekten vazgecirecek bir aciklama gelir.
Sevgi dolu bir dunyada yasamak dilegimle.

Cuma, Nisan 11, 2014

KIZIM ASIK

Eveeeet dostlar kizim asik, hemde sirilsiklam asik. Nasil guzel bir seymis bu ask bana onu hatirlatti kucuk hanimin aski. Sevgilisinin ismi Carli, nasil velet, nasil capkin, nasil her cicege konan bir kazanova ama ne yapacagim bilmiyorum bizimkisi asik.

Yapacak bir sey yok aslinda aska saygi duymaktan ve din dil ayrimi gozetmeden bu aski guzel bir sekilde yasamalari icin yardimci olmaktan baska.

Her sabah yaptigimiz yuruyuslerde eger damadin evinin onunden gecmezsek bir sekilde bana belli ediliyor gitmemiz gereken yer, hadi gidiyoruz evin oraya sapik gibi dolaniyoruz belki cikarda goruruz diye. Vallahi ben 20'li yaslarimi hatirliyorum bu askla birlikte.

Herkese hirt davranan kizim is Carli'ye gelince pervane gibi donuyor etrafinda.
Damat bazen bizim evin onunden geciyor, bizimki uyuyor bile olsa nasil hissediyor bilmiyorum ama camin onune kendini nasil atacagini bilemiyor, hayran hayran izliyor sevgilisinin gecisini.
BU ASKIN KAHRAMANI
Bu ask inanin ki yukarda anlattigim gibi yasaniyor ama bir farkla, yasayan benim kizim degil, kizimin kopegi, evimizin kucuk prensesi ginger (cincir). Zencefil anlamina geliyor cincer, dunya guzeli, akilli mi akilli kucuk cincir asik. Hem de deli gibi asik. 

Kizimiz bircok disinin yaptigi gibi yanlis adama asik ama ne yapalim gonul ferman dinlemiyor, her sabah cekistirildigim dogru damadin evine, onun icin oralarda bekliyoruz vallahi dogru.
Bu ask maalesef yakinda bitecek kizimin haberi yok cunku tasiniyor prensesimin sevgilisi, bakalim sonrasi ne olacak.
Umarim Carli'nin yerine cok daha iyi bir kopecik gelirde kizimin gonul acisi uzun surmez.
Ahh ask sen nelere kadirsin.

Salı, Nisan 08, 2014

Ben bilmem valla melekler istiyor...

Efendim hepinize merhabalar,

Mektup kivaminda baslasin istedim bu yazim, ozledim cunku mektuplasmayi.
Nasilsiniz diye baslayan mektubuma dilerim sihhat ve afiyettesinizdir diyerek devam edip asil konuya geleyim diyorum.

Oncelikle mektubu okumaya baslamadan once "bir dilek tutun" cunku okuyan herkes melekleri tarafindan odullendirilecek ve cok istedikleri bir seyin gerceklesmesi icin yardim gorecek.

Nerden mi biliyorum? cevabi bende sakli...

Asagidaki listeyi melekler kendi hayatimiza uygulamamizi istiyorlarmis, yabanci bir dergide okudum cok sevdim ve ingilizcem yettigince evirdim cevirdim sizlerle paylasmak istedim. Umarim seversiniz... 



Benim hic fikrim yok melekler istiyor bunlari yapmamizi
Kendimizin biricik olduguna inanalim,
Hayatimiza mucizeleri davet edelim,
Sihirli kanatlarimizi kendimiz yaratalim,
Enerjimizi hep iyi seylere kullanalim,
Hayatimizi mutluluk, huzur ve ask ile dolduralim,
Her gunu gulerek ve sarki soyleyerek kutlayalim,
Hayal bahcemiz olsun kime ne! biz ekelim biz bicelim hayallerimizi,
Bir kac dakikaligina bile olsa her gun dans edelim,
Yeni tanistigimiz insanlarin guzel taraflarini bulup bunu onlara soyleyelim,
Agac kucaklayalim, cicek koklayalim, birbirimize sarilalim ve hissedelim ne cok ise yaradigini bunlarin. 





Hemen daralmayin cok sey istemiyorlar bence

Sirlarimizi kimseye soyleyemeyiz ama meleklerimizle paylasalim,
Buldugumuz her bos topraga cicek ekelim,
Uzuntulerimizi kuslara soyleyelim bizden alip onlari cok uzaga gotursunler,
Siir yazalim arkadaslik, kader ve affetmek hakkinda,
Cimlere uzanip oylece kalalim biraz rahatlayalim,                                          Yardim edelim, eder etmez unuturcasina,   
Yapabilirsek kisacik  seyahatler yapalim,
Gulumseyelim tanimadigimiz insanlara bile, 
Bir kez  olsa bile muhakkak gunesin dogusunu izleyelim,
Dolunayin enerjisini olumlu hissetmeye calisalim,
Her derdin ilaci sevgi, asla ihmal etmeyelim sevmeyi her canliyi,
Kayan bir yildiz gordugumuzde baska insanlar icin de iyi seyler dileyelim,
Kanatlarimizi ozgur birakalim bizi alip gotursun bazen kimsenin bilmedigi yerlere,
Arkamizdan gelenler icin gectigimiz yollari aydinlatalim,
Hayatta herseyin iyi gitmesinin  mumkun olduguna inanalim ve inandiralim...



Ben bilmem valla, melekler istiyor...

Cumartesi, Nisan 05, 2014

Gozu kor olmayasica stres

Sevgili dostlar Amerika'da yapilan ve bilimsel olarak ispatlanmis bir gercegi ogrendim, sizlerle de paylasmak istiyorum. STRES dunyada birinci derecedeki olum sebebiymis. Asagidaki hastaliklarin olusmasinin bas sebebi de o gozu kor olmayasica stresmis haberiniz ola dostlar.

  • Kalp hastaliklari......................Asiri sigara icme
  • Felc..................................Nefes problemleri
  • Yuksek tansiyon.............Ulser
  • Kolit.......................................Bobrek hastaliklari
  • Hassas barsak sendromu...........Astim
  • Romatizma............................Asiri yemek
  • Depresyon.....................Alerji
  • Migren...................................Cilt hastaliklari
  • Seker hastaligi...................Cinsel problemler
  • Uykusuzluk...........................Yorgunluk ve tukenmislik hissi                         

Bu kadar zarari varsa bedenimize biz bu stresin basini ezeriz hem de fena ezeriz, onu hayatimizdan silip supururuz degil mi?


Yillardir kisilik gelisimine ve rahatlama yontemlerine ait cokca kitap okuyup arastirmalar yaptim.Hayatimin temel prensipleri asagida siraladiklarimdir. Bunlara yoga ve meditasyonuda eklersek bence "stres bizden korksun" diyorum.

Elimden, dilimden, gonlumden geldigince yontemlerim

Benim stresle bas edebilme listemin birinci sirasinda gulmek var, bolca gulmek. Inanin kizim bazen bana gicik oluyor boyle arsizca nasil gulebiliyorsun diye? ama ben yikilmadim hala guluyorum.

Aglamak gulmenin kardesidir, kalbinin nasil kirildigini sozlerle anlatamadigin zaman, gozlerinin konusma halidir aglamak, sakin utanma!

Gecmisteki kayiplari, uzuntuleri, nefreti ve bizi uzen her ne varsa bugune tasimayalim, birakalim gitsin o duygular karartmasin icimizi.

Kendi kendimize mutlu olmayi basaralim, cunku birinin bizi mutlu etmesini beklersek cok bekliyoruz maalesef.

Onun bunun ne dedigiyle ilgilenmemek gerekiyor sanirim, cunku agzi olan konusuyor.

Cok dusunursek cozum buldugumuz anlamina gelmiyor, zamana birakalim o her seyi oyle ya da boyle hallediyor.

Yardimlasalim her konuda birbirimizle, gorun bakin birine bir konuda yardim edince nasil rahatliyorsunuz.

RUH ACI CEKER, BEDEN HAYKIRIR demis birisi bulamadim kim? ama kim demisse guzel demis gelin bu ruha da  bedene de aci cektirmeyelim.

Bu benim listem, sizinkileri yazarmisiniz stresle bas etmek icin birbirimize faydali olalim.


Sukretmemiz lazim






Son zamanlarda gozlemledigim bir hal var hepimizde: Toplum olarak yakiniyoruz! nasilsin diye sor birine, sorduguna soracagina pisman oluyorsun. Off aman off! dunyanin butun gailesi onun uzerindeymis gibi basliyor yakinmaya, iyiyim dese sanki kizacak birileri ona. Dikkat edin konustugunuz insanlara fark edeceksiniz ki herkes bir sekilde kiyisindan kosesinden iki lafin arasina bir yakinma sokusturuyor.
En kotusu de ben yapmiyorum diyen herkes bir sure sonra basliyor yakinmaya, grip gibi bulasiyor hepimize.



Yasam kosullarindan, yasadigimiz yerden, okuldan, arkadaslarimizdan, esimizden, isimizden ve sanirim en cok havalardan yakiniyoruz!

Bu arada onemli bir nokta var, yakinmamiza sebep olan bazi olaylar tamamen kendi secimlerimiz yuzunden ama olsun biz gormeyelim bu gercegi, yakinalim...

Bunca yakinacak sey arasinda

Hic mi sukretmemiz icin bir sebep yok, ya da biz mi gormek istemiyoruz? simdi hemen burada bir durup dusunur musunuz neler icin sukredebiliriz, neler var hayatimizda mutlu olmamiza sebep diye? inanin cok sey bulacaksiniz. Vallahi de billahi de cok sey var, hem de o kadar cok sey varki etrafimizda kendimizi iyi hissetmemiz icin yeter ki "gonul gozumuzu" acik tutalim.

Mesela
Dunyada su anda binlerce insan bir nefes daha fazla alabilmek icin tedavilerin en agirini yasarken, biz bir sivilceyi deve yapiyoruz; binlerce cocuk daha tarama sansini elde edemedigi  saclarini kaybedip hastane odalarinda kollarinda serumlarla uyurken biz sacimizin cinsinden ya da yatagimizin kucuklugunden hayatin bittigini dusunecek kadar bencil olabiliyoruz.



"Afrikaya ilac gondermeye karar vermistik  fakat hepsinin uzerinde 'tok karnina' yaziyordu." demis
Charles Bukowski, yanlis mi soylemis? Afrika'da yuzlerce cocuk her gun acliktan olurken biz yemegin etinden, yagindan, salcasindan yakiniyoruz...

Saglikli olmamiza ragmen, karnimiz tokken, sevdiklerimizin sesini duyabilme ve istedigimizde sarilabilme sansina sahipken, yuruyebildigimiz icin ve uzanip bir eli tutabilecek ellerimiz varken ve daha sayilabilecek onlarca guzel seye sahipken  "SUKRETMEMIZ" gereken yerde niye yakiniyoruz acaba?








Salı, Nisan 01, 2014

Secimlerden sonra




Evet sevgili dostlar uzun ve yorucu bir surec bitti dun aksam. Cok yoruldu ruhlarimiz o ne dedi, bu ne dedi diye dinlemekten. Bugun itibariyle gecmisin kapisini kapayip gelecek kapisini acmak icin birbirimize, "Sefkat ve merhamette gunes gibi olalim."



Sahsim olarak soyluyorum ben politikayi ve politikacilari sevmem. Onlar ne olursa olsun biz, 
"Birbirimizin kusurunu ortmekte gece gibi olalim."


Kendimize bir iyilik yapalim bugun itibariyle birbirimizi oldugu gibi kabul etmeye soz verelim, ayri fikirlerde olsak bile birbirimize,
"Hosgorulu olmakta deniz gibi olalim."

Kim ne derse desin biz hepimiz bu ulkenin insaniyiz ve kardesce yasamaliyiz. Kardesler kavga eder, tartisir ama hicbir zaman oldurmek istercesine ofke duymaz birbirine. 
"Hiddet ve asabiyette olu gibi olalim."

Dinimiz ve inanclarimiz geregi kibirlenmeyelim birbirimize, en ufak bir fikir ayriliginda hitap seklimiz "Sen zaten ne bilirsin ki geri zekali?" diye baslamasin konusmalarimiz.
"Tevazu ve alcak gonullulukte toprak gibi olalim."

Bizim ozumuzde zaten var olan yardim etmeyi ve ederken alacagin karsiligi dusunmeden comertligini sergilemeyi tekrar hatirlayip, hatirlatip etrafimizdakilere,
"Comertlik ve yardim etmede akarsu gibi olalim."

Ulkemin insanlarinin iyi seylere layik oldugu inanciyla, 
KARDESCE
 UMUTLARIMIZLA
VICDANLI
ADALETLI OLARAK
BARIS ICINDE
OZGURCE...
yasamak istiyorum hep birlikte secimlerden sonra.

Dunle beraber gitti dune ait ne varsa, bugun yeni seyler soylemek lazim. Hz. Mevlana

Not: Yukardaki siyah puntolarla yazilmis sozler, Mevlana'nin 7 ogudunden alinmistir.