Pazar, Temmuz 28, 2013

Yalnizlik paylasilmaz

Rahmetli babacigim demisti ki bir gun, yalnizlik Allah'a mahsustur.  Annemin vefatindan sonra evlenmek istediginde kendini boyle aciklamisti bizlere ama ben  kucuktum ne demek istedigini anlamadigim icin aptal aptal bakmistim yuzune.

Simdi anliyorum babamin ne demek istedigini buyudukten ve bir yigin kayip verdikten  sonra.  Bilmiyorum rahmetli yalnizligini giderip gonlu hos yasadi mi?  ama ben su anda maalesef  ayni duygulari hissediyorum  ve bu halimden de hic hoslanmadim acik soylemek gerekirse.


Nerden cikti simdi bu kendini yalniz hissetme hali  yasla mi ilgili?  anlasilmamakla mi?  yoksa yasanmamisliklarla mi?  bilmiyorum ama biran once bir hal caresi bulup cozmeliyim  bu sorunu cunku uzun sure yasanmasi sakincali  bir duygu bence.

Hani insaniz bazen yorulur  kacip uzaklasmak isteriz bazi seylerden iste o zamanlarin en yakin dostu olmali yalnizlik, acil durum halinde kiracagin cam olmali.Siginilacak bir liman olmali firtinalardan korunmak icin, ruh ve beden iliskisindeki butunlugun bozulmasi halinde atmali beden kendini takasina yanina da ruhunu  almali ve merhaba  yalnizlik kisa bir sureligine sende kalabilir miyim? demeli.   Oyle uzun uzadiya derin solunmamali yalnizlik yoksa hicbir antioksidan temizleyemiyor vucuttaki hasarlarini.

Ozdemir Asaf bir siirinde der ki, "Yalnizlik paylasilmaz, paylasilsa yalnizlik olmaz." hadi ne duruyoruz saarin dedigi gibi paylasalim ki her duyguyu, yalnizlik olmasin. Yalnizlik kaderimizmis gibi yasamayalim.

Her canlinin bir dusuneni, seveni, oksayani, dusunce kaldirani, gonlunu gonlune es edeni, hastalandiginda bir tas corba yapani daima yaninda olsun insallah.