Cuma, Eylül 06, 2013

Sonbaharda sevmistim




Gunaydin sonbahar denecek bir gune uyandim bugun. Oyle guzel ki disarisi gunes piril piril,  ruzgar esiyor, agaclarin yapraklari yer yer kizarmaya baslamis ve dokuluyor iste sonbahar!

Eskiden uzerdi beni sonbaharlar, hep zannederdim ki yapraklar dustukce bir yerlerde birileri oluyor. Benim agactan duserken gordugum yaprak olen biri demekti benim icin ve cok uzucuydu. Bu hain duygu bana izledigim bir filmden kalmisti ve yillardir uzulmeme sebep olmustu. Ne arabesk bir toplumuz biz yahu...

Neyse efendim lafi uzatmadan simdiki halime gelelim: Sonbahari cok seviyorum, cunku 15 senedir yasadigim yerde agaclar o kadar cok ve o kadar cesitli ki sonbaharda birakin huzunlenmeyi insanin icine apayri bir keyif dolduruyor.

Sararmalar basliyor eylul ayinda bazilarinda, sonra obur cinsler kipkirmizi oluyor ve bu kirmizilarin arasina kisin yesil kalanlari eklersek insanin bakmaya doyamadigi bir manzara ortaya cikiyor. Kilometrelerce gitsen bakmaktan usanmadigin bir muhtesem manzara.

Simdi sonbahar beni uzmuyor senlendiriyor ve dusen yapraklarin herbirinin gubre olup topragi beslemesi ve baharda agaclarin yenilenerek yaprak acacaklarini bilmek bana umut veriyor, sevgi hissettiriyor, cosuyorum ve baharda olmak istedigim gibi sonbaharda da asik olmak istiyorum. Romantik yuruyus yapmak, bir yerde oturup guzel birkac kadeh sarap icmek, muhtesem agaclarin altinda oturmak ve daha bircok seyi yapmak istiyorum.

INSALLAH...

Salı, Ağustos 27, 2013

Savastan nefret ediyorum!

Hicbir aciklama yapmadan kut diye soyleyecegim ve hatta haykiracagim: Savastan nefret ediyorum!


Nefret ediyorum savastan, savasta sucsuz gunahsiz insanlarin, cocuklarin olmesinden. Bizi yonetenlerin hirslari yuzunden cikan savaslardan ve olen her canli icin cok uzuluyorum ve tekrar haykiriyorum savastan nefret ediyorum!.


Bu dunyada herkese yetecek kadar yasama alani var ama gozu doymayan insanlar biraz daha biraz daha dedikce, silah satislarindan elde edilen gelir ulkelerin gelirlerine cok etki edince kim takar olen masum insanlari. Savasin hadi diyor birileri, cocuk colugu dusunmeden, yasli genc demeden masummus degilmis dusunmeden olum emrini veriyor. Hakki yok kimsenin kimseyi oldurmeye...


Nasil vahsilesebiliyoruz cikarlarimiza dokunuldugunda ve o cikarlar ugruna  nasil tehlikeli olabiliyoruz butun insanliga karsi. Kahrolsun boyle insanlik, insanin insana ettigi zulum.

Insan olmaktan utaniyorum savasta olen  insanlari gazetelerde gordugum zaman, gercekten utaniyorum ve nefret ediyorum boyle insanlardan ve savastan.

Pazartesi, Ağustos 26, 2013

SEMS demis ki...



Sems demis ki; 

Eğer hala kızıyorsan, kendin ile olan kavgan bitmemiş demektir. 

Eğer hala kırılıyorsan, gönül evinin tuğlaları pekişmemiş demektir. 

Eğer hala kınıyorsan, düşüncelerin yeterince berraklaşmamış demektir. 

Eğer hala karşılıksız sevmiyor ve sevginde ayrım yapıyorsan, hala akıl ve mantığını kullanıyor, içindeki sevginin boyutlanmasına engel oluyorsun demektir.

Eğer hala " ben " demekten vazgeçmiyorsan, dizginlerin hala nefsinin elinde ve sen bu esarete boyun eğiyorsun demektir. Ve eğer hala " şikayet " ediyorsan,  hakikati göremiyorsun demektir...


Cumartesi, Ağustos 10, 2013

Kirpilerin verdigi ders



 

Eski zamanlarda bir kis, ormanda muthis bir soguk varmis, bu soguktan butun hayvanlar etkilenmis ve buyuk kayiplar vermisler. Ama en cok kayip verenler kirpiler olmus.

 

Kirpilerin pek cok hayvan gibi korunacak kurkleri yokmus, bunlarin yerine kendilerini sicak tutmasi zor olan dikenleri varmis. Dusunmusler tasinmislar bu soguga karsi nasil bir cozum bulabiliriz diye.

 

Daha sonra hep birlikte soyle bir karar almislar: Geceleri tum kirpiler bir araya toplanip birbirimize yakin duralim ki geceyi  donmadan gecirebilelim demisler. Ilk birkac gece bu deneyim ise yaramis ama baska bir sorun ortaya cikmis.

 

Usuyen kirpiler birbirlerine sokulduklarinda yaralanmalar olmus, daha sonraki geceler yaralanmalardan oturu uzakligi fazla tutmuslar ama bu seferde donma olaylarini durduramamislar. Ancak yilmamislar ve her gece bu deneyime devam etmisler.

 

Birkac deneme-yanilma sonrasinda birbirlerinin vucut sicakligindan  yararlanacak kadar yakin, ancak birbirlerini incitmeyecek kadar uzak durmayi ogrenmisler.

 

Kissadan hisse, bizlerde becerebilirmiyiz acaba?

 

A.Schopenhauer

Hazirlayan:Zeyneb Otuken

 

Pazartesi, Temmuz 29, 2013

Ben bir Don Kisot'tum

Insan hayatinin bir doneminde muhakkak birilerine hayranlik duyup onun gibi olmak ister. Bu bazen bir sarkici, bazen bir sinemaci, bazen bir romanin bas karakteri olabilir. Ben hicbir zaman bir kahramanla yetinmedim ama sanirim bunlarin icinde en fazla benimsedigim Don Kisot'tu.

don+kisot

Yeldegirmenlerine savas


Don Kisot ahh benim sapsal ve kendini sovalye sanip yel degirmenlerini dusman devler yapip onlara saldiracak kadar safim, bu kadar etkileyecek ne vardi beni, haksizliga karsi duracagim diye bula bula seni mi buldum? seni kendime neden yakin buldum acaba?


En pis huylarimdan biriydi olumsuz gordugum ve etrafimdaki insanlari mutsuz eden olaylari degistirmeye calismak. Bir tarafim haddini bil zavalli insan sen kimsin dese de, diger tarafim hadi canim Sancho duselim yollara acalim buyuk devlere savasimizi ne duruyoruz? butun mutsuzluklar duzelmek icin bizi bekliyo der! 


Mesela:

1- Benim kahramanliklarimdan bir tanesi; aile fertlerimdeki genclerin geleceklerine ait bazi kararlarda  etkili rol oynamam oldu. Cocuklar normal hayatlarina devam ederken Amerika'da okusunlar diye ruyalarina girdim ve etkiledim onlari. Simdi soruyorum acaba onlara kaldiramayacaklari agirlikta gelecek plani ve kendi hayallerimi de mi yukledim? zorlandi cocuklar cunku.



2- Aile fertlerimden birisi aman mutsuz gorunmesin gozume ya da arkadaslarimdan...Nedir bu gordugum Tanrim ruya olsa diyerek isbasi yapar Don Kisot, bir cozum aranir taranir ve bulunup o kisi mutlu edilirdi. Yoksa bu hayat kendine nasil zindan edilir uzmani gelse cozemezdi. Bazen kisik bir sekilde de olsa ic sesim "Sapsal sanki sen dort dortluk bir hayata mi sahipsin?" der ama hemen susturulurdu zavalli sesim. 


3-Icim cok buyuk yanginlari sondurmeye calisirken 30'lu yaslarimda kizimla sokaklarda el ele kolkola ziplayarak cilginlar gibi dans ettigimi bilirim, hic kimseyi dinlemez kendi bildigimi okurdum. Nedeni neydi biliyor musunuz? akilli davransaydim yapamazdim, o andaki savastigim dev onumdeki koskocaman hayatti ve ben yalnizdim, o yuzden Don Kisot gibi deli rolune burunup yine savastim.


4- Ben bir cocuklu Turkce karsiligini yazmiycam Ingilizce karsiligi "single mom" hatundum, her sey maddi manevi  benim sorumlulugumdu ve zaman zaman zorlandigimi hatirlarim. Oyle donemlerimizde her sey cok ustume ustume geldiginde bazen bir muz alip kizima yedirip benim yemedigim donemlerde anasini satayim "ekmek yoksa pasta yeriz" deyip bulundugum yerin en guzel pastanesinden cok guzel bir pasta girerdi o gun eve. Hahhahhaa Don Kisot halt etmis benim yanimda.


Bu liste uzar gider son olarak


5- Etrafimdaki insanlar mutsuzluk sinyalleri verirse, yuzu gulmezse, cocuklar bir sey isteyip alinamazsa, yardima ihtiyaci olan birine yardim edilmezse, cocuklugumdan beri sokakta gorulen hayvan doyurulmazsa, yasim 20'lerde her izin gunumde Darulaceze'ye gidip, edim ne budum ne hatirlamiyorum ama ordakilere yardim edilmezse! ben ne ise yararim ki diye sorguluyordum kendimi.



51 yasindayim ve degistim

Belki biraz deliydim belki de Allah'in ozel bir gorevle gonderdigi kullarindan biriydim her neysem neyim ben bu beni hep sevdim, hem de cok sevdim. Insanlarin iyice  kullandigini anlamaya basladiktan sonra degistim, istemedikleri surece kimsenin hayatina guzellik goturmeye gitmedim.


Cunku...

Bir kimse ne kadar iyi niyetli, ne kadar idealist, ne kadar kahraman yurekli olursa olsun baskalarinin yasamini degistirmeye kalkmamali bunu ogrendim. Kendim hayati nasil ilmek ilmek yasayarak ogrendiysem insanlarin da kendi hayatlarindan alacagi dersler oldugunu ve onlarla pisecegini, tercihleriyle yonlerini belirleyecegini gordum. Don Kisot'un hayali devlerinin gercek hayattaki devlerin yaninda cuce gibi kaldigini gordum ve geleniyle gideniyle oldugu gibi kabul ettigim zaman hayati, ruhumun ve bedenimin daha ozgur oldugunu gordum ki "Ozgurluk ve bagimsizlik benim karakterimdir." 




Pazar, Temmuz 28, 2013

Yalnizlik paylasilmaz

Rahmetli babacigim demisti ki bir gun, yalnizlik Allah'a mahsustur.  Annemin vefatindan sonra evlenmek istediginde kendini boyle aciklamisti bizlere ama ben  kucuktum ne demek istedigini anlamadigim icin aptal aptal bakmistim yuzune.

Simdi anliyorum babamin ne demek istedigini buyudukten ve bir yigin kayip verdikten  sonra.  Bilmiyorum rahmetli yalnizligini giderip gonlu hos yasadi mi?  ama ben su anda maalesef  ayni duygulari hissediyorum  ve bu halimden de hic hoslanmadim acik soylemek gerekirse.

Çarşamba, Temmuz 24, 2013

Orta yas halleri

Son demleri gencligimin,

Artik kiloyu dert etmem diye dusunup, istedigim kadar dondurma yerim ohh derken,

Hafif cikmis saclarimin beyazi hemen boyanmasa da olur diye kendimi avutup,

Ne cikar ki pantolonumun uzerine giydigim buluz hic uymamissa kime ne?

Uzun zaman oldu manikur yaptirmayali off simdi kim gidecek kuafore,

Hay Allah! kis geliyor biraz daha sarilmaliyim gunese yoksa yalnizlik cekerim soguk kis gunlerinde diye dusunup,

kendimi kizil gun batiminda oten kusun melodisiyle ciplak ayak tek basima dans etmeye hazirlarken,

Hey gidi gunler hey gonlumun cicek bahcesi ne zamandir bir buketle senlendirilmedi,

DERKEN....ki

Allah hicbir kadini bunlari soyletecek kadar sevgisiz birakmasin.

Ne guzel cat kapi cikageldin, aman da aman

hosgeldin,

sefalar getirdin,

ne iyi ettin de geldin,

gonlume pek hos geldi gelisin, gozumun nuru

iyiki geldin demek istiyorum....

 

IYIKI GELDIN